İnsan İçindeki Sessiz Mesafe - Kasım Aydın
Bazen insanın hayatında büyük bir olay olmaz. Kimseyle kavga etmez, büyük bir kayıp yaşamaz, hayat dışarıdan bakıldığında gayet normal görünür. Ama insanın içinde yavaş yavaş değişen bir şey vardır. Sessiz, görünmez ama gerçek bir değişim.
Çünkü insan bazen kendi içinde bir tartışma yaşar.
Dışarıdan bakıldığında her şey sakin görünür. Ama içeride iki ses konuşur.
Biri “Boşver, devam et.” der.
Diğeri “Biraz dur.” diye fısıldar.
Biri sabretmeyi söyler.
Diğeri yorulduğunu.
Ve bu konuşmanın en tuhaf tarafı şudur: Kimse bu tartışmayı duymaz.
Çünkü insan çoğu zaman içinde yaşadığı şeyi dışarıya göstermez. Gösterse bile tam anlatamaz. Bazı duygular vardır ki kelimeler onları taşıyamaz. Cümleler kurulabilir ama hissin tamamı yine insanın içinde kalır.
Mesela bazen bir ortama girersiniz. Herkes konuşuyordur, gülüyordur, sohbet vardır. Ama siz içten içe o ortamdan biraz çekilmişsinizdir.
Oradasınızdır ama tam olarak orada değilsinizdir.
Bu uzaklaşma çoğu zaman tek bir olay yüzünden olmaz. İnsan bir anda değişmez. Asıl değişim yavaş olur. Küçük kırgınlıklar, küçük hayal kırıklıkları, küçük yorgunluklar…
Tek tek bakıldığında önemsiz gibi görünen bu küçük şeyler zamanla birikir. Ve insan bir gün fark eder ki içinde bir şey eskisi gibi değil.
Aslında kimseye kızgın değildir. Ama kalbi biraz daha temkinli olmuştur. Biraz daha sessiz.
Çünkü insan aynı yerden birkaç kez kırıldığında kalbi kendiliğinden bir mesafe koyar. Bu mesafe çoğu zaman bilinçli bir karar değildir. Kalbin kendini koruma biçimidir.
Bu kötü bir şey değildir.
Ama biraz hüzünlüdür.
Çünkü o mesafe sadece acıyı azaltmaz. Bazen güzel şeyleri de azaltır. İnsan daha az heyecan duyar, daha az beklenti kurar, daha az bağlanır.
Yine de insan tamamen kapanmaz.
Çünkü kalbin içinde her şeye rağmen küçük bir yer kalır.
Sessiz ama umutlu bir yer.
Ve o yer hâlâ aynı şeyi ister:
Birinin gerçekten anlayabilmesini.
Yazar: Kasım Aydın
Gazeteci ve yazar
Acıya dokunmadan iyileşemezsin